BENZER FİLMLER

Oyun - Türkçe Dublaj 1080p izle

-

Nerve

Oyun - Türkçe Dublaj 1080p izle
PUAN : 6.7
Oyun - Türkçe Dublaj 1080p izle 6.7 / 10 1 kullanıcı oyu.
  • Süre: 96 Dk.
  • Vizyon: 2016
  • Ülke: ABD
  • İzlenme: 259
  • Favori: 0
  • İMDB: 6.7
  • Kalite: 1080P
  • MultiDil
Lise son sınıf öğrencisi Vee (Emma Roberts) Nerve adlı, doğruluk cesaret oyununun sadece cesaret kısmının yer aldığı bir sanal gerçeklik oyununa katılır. Ancak zaman geçtikçe iş oyun olmaktan çıkar, nitekim hareketlerinin oyunun izleyenleri tarafından manipüle edildiğini fark edecektir. ifilmizle.com iyi seyirler diler.
 Tür: Macera, Suç, Gerilim
Yorum Alanı 2 Yorum Yapılmış
Misafir
Avatar
Üye
  Bad-girl 01 Ocak 2017, Pazar
It is one of the best movie that you should have watched. Social media can be harmful and bring the dangerous to you. If you don’t know how to use it properly, it will use you!!! Good Luck Guys ;)
Avatar
Üye
  Bad-girl 01 Ocak 2017, Pazar
It is one of the best movie that you should have watched. Social media can be harmful and bring the dangerous to you. If you don’t know how to use it properly, it will use you!!! Good Luck Guys ;)
  SON YAPILAN YORUMLAR
  • Bad-girl Avatar Bad-girl Miss Saigon: 25th Anniversary - Türkçe Altyazı 720p izle This is one of the best movie of the year. War always brings sadness and hurt to our life, especially for innocent children. They are suffered!!!
  • Bad-girl Avatar Bad-girl Altamira - Türkçe Dublaj 720p izle This is a good movie that you should have watched. Actually there is no differences between religion and science if you are open minded thinking, you will see both are always together.
  • Bad-girl Avatar Bad-girl Ben Efsaneyim - Türkçe Dublaj 1080p izle one of good movies....I like it... :)
  • Bad-girl Avatar Bad-girl Sıcak Kalpler - Türkçe Dublaj 720p izle nice movie but the quality of the film is a bit not good....not clear....anyway...happy to watch it ;)
  • bagatur Avatar bagatur Ben Efsaneyim - Türkçe Dublaj 1080p izle sonlara doğru cıvıklaşsa da, saçma bir yere kaysa da, özellikle will smith'in new york'ta geçirdiği yalnız ve rutin hayatın işlendiği bölümlerle cast away ayarında bir güzellik sunmuştur bize. post-apocalyptic ortam da 10 üzerinden 10 ayarında olmuş, insanları yok olan bir metropolun yıllar sonra nasıl bir hale gelebileceğini daha iyi ve gerçekçi işleyemezlerdi heralde. son zamanlarda 30 days of night tarzı karikatür zombi-vampir skeçleri ayarındaki filmlerden sonra iyi bile gelmiştir bünyeye.. izlemek kesinlikle vakit kaybı değildir. hatta çok yüce ve geniiiş bir konseptte at koşturan bu fikrin finalde 3 metrekarelik dar bir alana sıkışması ve büyük beklenti içine soktuğu izleyicisine bir nevi son dakika kazığı atarak buruk vedalaşmasını saymazsak türünün kültlerinden bile olabilirmiş kendisi. ama o son yirmi dakikaya ittire kaktıra sıkıştırılan o iki karakter (ki hiç işlenmedikleri için karakter bile olamamışlar), will smith'in onlarla ışık hızında gelişen ilişkisi (hangi ara ailenle özdeleştirdin), gereksiz duygusal çıkışlar (henüz yeni kendine gelmişsin, yıllar sonra iki insan görüyorsun, şoktasın, ve üç cümle muhabbetten sonra gereksiz bir trip harbi, o masa dağıtmalar, tabak fırlatmalar, noluyor willoğlan?) ve efsane(?) protagonistimizin aniden karar kıldığı o son dakika aksiyonu olmasaymış keşke diyorum.. buram buram işlemek üzere kollarını sıvadığı türünün hakkını daha ulvi ve duygusal bir yoldan verebilirmiş.. hatta holywood'un henüz bokunu çıkarmadığı ve çok ta örneği bulunmayan bu "kıyamet sonrası" türünün zirvesine oturabilirmiş. her şeyi geçtim o güzelim ilk bir saate yazık olmuş diyorum..